Bugun...


Av. Nazlı Aydoğan

facebook-paylas
TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN KALDIRILMASI
Tarih: 08-07-2019 11:12:00 Güncelleme: 08-07-2019 11:16:00


TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN KALDIRILMASI

Danıştay’ın limited şirket ortaklarını çok ilgilendiren bir kararından bahsetmek istiyorum., 20.06.2019 tarihinde 2013/1 E.-2018/1 K. sayısı ile Resmi Gazete’de de yayınlanan, Limited şirketlerle ilgili bir karar verdi. Kararın önemi şöyle ki, Danıştay en son içtihadı birleştirme kararını 2012 yılında verdiğinden, uzun yıllardır içtihadı birleştirme kararı vermemiştir. Bu aradaki uzun süreden sonra içtihadı birleştirme kararı verilmesi ve Resmi Gazete’de yayınlanması, kararın önemini tek başına açıklıyor bize, ancak kararın önemi asıl içeriğinde. Türk Ticaret Hukuku’nda tartışmalı şekilde çığır açan bir gelişme olarak, hukuk tarihinde şimdiden yerini aldı. Öncelikle Danıştay neden ve hangi gerekliliklerle içtihadı birleştirme kararı verir onun üzerinde durmak gerek diye düşünüyorum. Yargıtay ve Danıştay, yüksek mahkemeler sıfatıyla, yasaların yorumlanıp uygulanması hususunda dava daireleri arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek ve uygulama birliği sağlamak amacıyla içtihadı birleştirme yani aslında mahkemeler arasındaki yorum ve uygulamaları birleştirme kararları verirler. Bu kararlar, davalara bakan yüksek mahkeme daireleri ve yerel mahkemeler için bağlayıcı bir nev’i mevzuat hükmünde kararlardır. Yeni içtihadı birleştirme kararı da bu şekilde bağlayıcıdır. Danıştay, bu İçtihadı Birleştirme kararı ile limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen  veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için öncelikle kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığına karar vermiştir. Böylece, devletin limited şirketin malvarlığından tahsil edemediği vergi borçları nedeniyle, limited şirketin kanuni temsilcisi olan şirket müdürüne takip başlatmadan, doğrudan limited şirketin ortaklarına karşı tahsil işlemlerine başlayabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu noktada, tüm dünya ticaret hukuklarında geçerli olan tüzel kişilik perdesi, devlet alacakları açısından kaldırılmıştır. Tüzel kişilik perdesi, ticaret hukukunda geçerli bir prensip olarak, bir şirketin hukuki kişiliğini, ortaklarının hukuki kişiliğinden ayırmaya yarayan bir perdeyken, bu karar ile perde kaldırılmıştır. Uluslararası hukuk birliği açısından oldukça ayrıksı bir uygulama olarak, yeknesak uluslararası hukuk uygulamaları da ayaklar altına alınmıştır.

 

 

 Böylece, devlet alacaklarını tahsil noktasında aslen, ortakların şirket sözleşmesinde sadece taahhüt ettikleri esas sermaye miktarı ile sorumlu olmalarını gerektiren ticaret hukuku kuralını yerle bir edip, adeta limited şirketin bir başka ortağı gibi hareket edebilecektir. Ödediği sermaye miktarından fazla olacak şekilde sermaye hissesi oranında vergi borcunun ödenmesinden kişisel malvarlığı ile sorumlu olan ortak veya ortakların, ödemek zorunda olduğu vergi borcunun ödediği sermayeyi kısmen veya tamamen kaybetmesine yol açıp açmadığı noktasında belirsizlik yaşayacağı muhakkaktır. Ortak veya ortakların ödeyeceği vergi borcunun tutarı konusundaki yaşayacağı bir belirsizlik ise hukuki güvenlik ilkesinin ihlali anlamına gelecektir. Dolayısıyla limited şirketlerde vergi ve buna bağlı alacakların şirketin varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi durumunda, kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmeden doğrudan ortak veya ortakların sorumluluğuna ya da hem kanuni temsilcinin hem de ortak veya ortakların sorumluluğuna gidilmesine imkan tanıyan seçimlik bir hak olduğunu söylemek ya da öncelik sonralık ilişkisi olmadığını iddia etmek anılan hukuk ilkelerinin ihlali anlamına gelmektedir. İçtihadı Birleştirme Kararı, yayınlandığında hüküm ifade edeceğinden, yayınlandığı tarih olan 20/06/2019 tarihinde yargılaması devam eden davalarda da uygulanacaktır. Bu husus başlı başına hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkesinin ihlalidir. Hukuk devletlerinin en önemli özelliği, hukuk kurallarının belirli ve öngörülebilir olmasıdır. İçtihadı birleştirme kararıyla limited şirket ortaklarını bu şekilde belirsiz bir sorumluluk altında bırakan bir düzenleme yapılmış olması, Anayasamızda yer alan hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.



Bu yazı 1999 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI