Bugun...


Av. Kader Çekim Yılmaz

facebook-paylas
Kırılan Direncin Çatırdayan Sesi Mülteciler
Tarih: 25-08-2021 13:17:00 Güncelleme: 25-08-2021 13:17:00


2. Dünya Savaşı sonrası savaşın kazananları arasında başlayan soğuk savaşın en büyük simgelerinden biriydi Berlin Duvarı. Doğu Almanya ile Batı Almanya’yı birbirinden ayıran devasa duvar.. Duvarın öte tarafında aranan özgürlük.. Zaman geçti.. Peki ya savaşın o korkunç gerçekliği?

 

 

Türkiye Avrupa’ya , özgürlüğe açılan kapı.. Aynı zamanda bir çok trajedenin yaşandığı coğrafya .. Özellikle Suriye’de başlayan savaşla gündemimizin ayrılmaz bir parçası olan mülteci sorunu. Suriye’den gelen kitlesel bir sığınma hareketi ile karşılaşan ülkemiz henüz bunun sonuçları ile mücadele ederken bir başka kitlesel hareket daha meydana geldi.

 

TALİBAN..

 

Kişiler, ait oldukları ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlıdırlar ve devlet vatandaşını korumak ve kişinin vatandaşlıktan kaynaklanan haklarını güvence altına almak zorundadır. Kontrol altına alınamayan bu gelişlerin hem ülke vatandaşları hem de mülteciler açısından ciddi problemler oluşturacağı aşikar. Türkiye hem sınır güvenliğini korumak hem de yasadışı geçişlerin engellenmesi amacıyla İran sınırına beton duvarlar inşa etmeye başladı. Duvarın doğu tarafında kalanlar için yeni bir Berlin Duvarı algısı mı oluşacak onu da zamanla göreceğiz.

Esasen uluslararası toplum adına mültecilerin haklarını koruması gereken Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından somut bir adım atılmadığını görüyoruz. Belki de Türkiye bu konuda üzerine düşenden çok çok fazlasını yapmış bir ülke olarak yerini alacak. Ancak mülteci sorunun katlanarak artması tek başımıza kaldırabileceğimiz bir durum değil ne yazık ki.. En nihayetinde ülke vatandaşlarının da sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşama hakkını yine devlet sağlamak durumunda.

 

Afganistan’da 1996-2001 yılları arasında iktidarda bulunan TALİBAN yeniden mi hortladı ?

 

 

ABD’nin ve diğer batılı ülkelerin ülkeden çekilmesi ile TALİBAN yeniden gücü ele geçirdi. Hızlı ilerleyişini sürdüren TALİBAN’ın, başkent Kabil’i ele geçirmesi sonucu 20 yıl sonra yeniden aynı noktaya gelindi. Ülkenin demokratik cumhurbaşkanı Eşref Gani de dahil olmak üzere siyasi iktidar ve personel ise ülkeyi terk etti.

Medyaya yansıyan görüntüler ise içler acısı.. Havalanmaya çalışan uçaklara binmeye çalışan onlarca insanın hali tüyler ürpertici..

Yoğun bir göç dalgası ise ülkemizi beklemekte. Uzun zamandır ülkedeki istikrarsızlık dolayısıyla yoğun bir Afgan göçü alan ülkemiz ise yeni tehlikelerle karşı karşıya. Düzensin göçmen grupları ülkeye yasadışı yollarla girişini sürdürmeye devam ettirmekte.  Gelen göçmen profili ise kafalarda soru işaretlerine sebebiyet vermekte.

Hepimiz ,haliyle gelen gruplar içerisinde belki de en çok yaşlı, kadın veya çocuk bekledik.. Ama gelen grupların neredeyse tamamı genç erkeklerden oluşunca toplumdaki tedirginlik arttı. Yapılan açıklamalarda ağırlıklı olarak genç erkeklerden oluşmasının sebebi ise TALİBAN’nın bu erkekleri kendi tarafında savaşa zorlamaya çalışması olduğu yönünde.. Sebebi her ne olursa olsun bu kadar yoğun göçün kontrol altına alınmaması, yanlış politikalar doğrultusunda demografik yapının bozulmasıyla sonuçlanacağı aşikardır. Kültürel yapının değiştiğini özellikle büyük illerde çok daha net görmemiz mümkün.

Öte yandan ülkede yer alan diğer yabancı gruplar ve yerel halk arasında gerilim had safhada. En son Ankara’da meydana gelen ve bir kişinin ölümüne sebep olan olaylar belki de gruplar arasında yaşanabilecek sorunların fragmanı gibiydi. Olay sonrası yabancılara yönelik eylemlerde zarar görmek istemeyen bölge esnafı ise iş yerlerine, Türk bayrakları asarak önlemler anlamaya çalışıyor. Şu an için kontrol altına alınmış olsa da dileğimiz, sorunların devam etmemesi yönünde ..

Literatürde sığınmacılar ve mültecilerin normal yaşama dönmeleri için bir takım kalıcı çözümler öngörülmüştür. Gönüllü dönüş,yerel entegrasyon ve yeniden yerleştirme ..

 

 

Belirsiz savaş ortamı gönüllü dönüş ihtimalini oldukça düşürmekte. Yeniden yerleştirme için esasen ülkemizde kalmak istemeyen mülteciler için Avrupa isteksiz .. Yerel entegrasyon için ise ülkemiz doyum noktasını aşmış..

Peki ya duvar ? Birçok şeye gebe..



Bu yazı 276 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI