Bugun...


Av. Kader Çekim Yılmaz

facebook-paylas
Av. Kader Çekim Yılmaz yazdı: SALIVER GİTSİN (!)
Tarih: 13-06-2022 23:13:00 Güncelleme: 13-06-2022 23:13:00


Bu kanun değişikliğiyle birlikte kadına karşı şiddetle daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanabilmesi amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit, işkence ve eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi halinde verilecek ceza arttırılacak.

 

 

BOŞANDIĞI EŞİNİ ISRARLA TAKİP EDENE 3 YILA KADAR HAPİS DÜZENLEMESİ

Israrlı takip artık ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. “Fiziken takip etmek ya da haberleşme veya iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyulmasına neden olan faile altı aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir.” Suçun ayrılık kararı verilen ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi ile hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesi halinde ise verilecek ceza arttırılarak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Ancak bu düzenlemedeki en büyük eksiklik suçun şikayete tabi olması. Bu tip suçlarda şikayet aramak ne yazık ki kanunun çıkarılış amacına da uymamaktadır. Zira bu tarz suçlara maruz kalan kadınlar, bir kere şikayetçi olsalar bile, failden aldıkları herhangi bir tehdit veya başkaca bir nedenle maalesef şikayetlerinden vazgeçebilmektedirler.  Bir kere cesaret edip şikayet edebilen kadın ne yazık ki pasifize edilebilecek durumda bırakılmıştır. Suçun şikayete tabi olmaması gerekmekte olup herhangi bir şikayetten vazgeçme durumunda bile failin cezalandırılabilmesinin önünün açılması gerekmektedir.

 

 

Bunun yanı sıra hakkında boşanma hususu olmasa bile evden uzaklaştırma tedbiri veya bir başka tedbir kararı verilen kişinin bu kararlara uymaması halinde 3 ile 10 gün arasında zorlama hapsine mahkum edilmesi söz konusu iken yeni düzenleme ile buna ek,suçun unsurlarının oluşması halinde, ayrıca arttırılmış hapis cezasının da uygulanmasının önü açılmış oldu.

 

BİR KADINI KASTEN YARALAYAN KİŞİ TUTUKLANABİLECEK

Bir suçun işlenmesi halinde gerek soruşturma gerekse de kovuşturma aşamasında tutuklama tedbirine karar verilebilmesi için bir takım şartların oluşması gerekmektedir. Bunlardan bir tanesi de kanunda tek tek sayılmış ve katalog suçlar olarak isimlendirdiğimiz suçlar arasında yer alması durumudur. Bu katalog suçlardan birinin işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir. Kısaca mahkemece bu suçların işlenmesi halinde somut olayın özellikleri de göz önüne alınarak, tutuklama kararı verilebilmektedir.

Önceki düzenleme ile kadına karşı işlenen kasten yaralama suçunda( suçunun nitelikli halleri dışındaki hususlarda) suç varlığını gösteren somut deliller dışında şüpheli veya sanığın kaçması ihtimali ya da delilleri yok etmeye çalışması gibi yan sebepler olmadığı sürece verilecek tutuklama kararları, hukuka aykırılık teşkil edecekti. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte suçun varlığını gösterin somut deliller bulunması, kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu için tutuklamaya sebebiyet verebilecektir.

Tabii tüm bu düzenlemelere karşı, en nihayetinde böyle bir zorunluluk söz konusu olmayıp dosya durumuna göre hakimin takdiri söz konusudur.

 

TAK KRAVATI AL İNDİRİMİ DÖNEMİ SONA ERECEK

Failin salt indirim almaya yönelik kılık ve kıyafetine özen göstermesi, takım elbise giymesi, kravat takması gibi duruşmadaki şekli tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmayacak. Takdiri indirim uygulanması halinde ise gerekçeleri kararda mutlaka gösterilecek.

Maalesef uygulamada sıklıkla karşılaştığımız bir diğer husus ise ne yazık ki hakimlere tanınmış takdir yetkisinin yerinde ve doğru kullanılmaması durumu. Esasen kanun maddesinde hiçbir zaman, verilecek cezada kıyafetten kaynaklı bir indirim uygulanması durumu söz konusu değildi. Ancak ne yazık ki böyle bir algı oluşmuştu. En azından bu düzenleme ile bu husus, tabiri caizse yasaklanmış oldu.

Mostesquıeu,  Kanunların Ruhu Üzerine adlı eserinde derki “Felsefi anlamda hürriyet kişinin istediğini yapabilmesi, ya da hiç olmazsa istediğini yapabildiği kanısını taşımasıdır. Siyasi anlamda hürriyet, kişi güvenliğidir, hiç olmazsa güven içinde yaşadığı kanısında olmasıdır. Şu halde vatandaş hürriyetinin başlıca dayanağı ceza kanunlarının iyi niyetidir.” Kanunlarımızı oluştururken toplumun dinamiklerini göz önüne almak gerekir.

Yeni kanun değişiklikleriyle birlikte, bazı suçların kadına karşı işlenmesi cezayı arttırıcı sebep haline gelirken ayrı suç tanımlamalarına da yer verildi. Yeni düzenlemelerle birlikte, cezaların caydırıcılığı noktasında umarım olumlu sonuçlar elde edilir. Ancak iş o raddeye gelmeden, kadınlarımızın güven içerisinde yaşayabilecekleri medeni bir toplum dilemekten ve böyle bir nesil yetiştirmek için bireysel çabamızdan asla vazgeçmeyelim.  Güvenle kalın…

Av. Kader ÇEKİM YILMAZ

 

 



Bu yazı 105 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI