Bugun...



Uzun vadeli risklerin fark edilmesi gerekiyor

2020 yılında uzun vadeli riskleri görmezden gelmenin ve bu risklere hazırlanmamanın sonuçlarını yaşadık. Dünya Ekonomik Forumu'nun yayımladığı Küresel Riskler Raporu, son 15 yıldır dünyayı pandeminin tehlikeleri konusunda uyarıyor.

facebook-paylas
Tarih: 27-01-2021 23:01

Uzun vadeli risklerin fark edilmesi gerekiyor

COVID-19 pandemisi yalnızca milyonlarca cana mal olmakla kalmadı, aynı zamanda uzun süredir devam eden sağlık, ekonomik ve dijital alanlardaki eşitsizlikleri de derinleştirdi. Milyarlarca bakıcı, işçi ve öğrenci – özellikle pandemiden önce dezavantajlı olan azınlıklar – şimdi toparlanmanın ortaya çıkarabileceği yeni ve daha adil toplumlara giden yolları kaçırma riski altında. Dünya Ekonomik Forumu'nun yayınladığı Küresel Riskler Raporu 2021’e göre bu gelişmeler çevresel bozulma gibi uzun vadeli zorlukları ele almak için gereken küresel iş birliğini daha da engelleyebilir.

 

GENÇLER OLUMSUZ ETKİLENECEK

 

Teknoloji erişimi ve dijital yetenekler söz konusu olduğunda, “sahip olanlar” ve “olmayanlar” arasındaki uçurum, sosyal uyumu bozma riski taşıyor. Gençler bir nesil içinde ikinci küresel krizle karşı karşıya kaldıklarından ve önümüzdeki on yılda fırsatları tamamen kaçırabileceklerinden, bu durum özellikle dünya çapındaki gençleri etkileyecektir.

COVID-19’un neden olduğu finansal, dijital ve itibara yönelik baskılar, birçok şirketi ve iş gücünü geleceğin pazarlarında geride bırakma tehdidini de beraberinde getiriyor. Bu potansiyel eşitsizlikler devletler için toplumsal bölümlenmelere neden olabilirken, orta büyüklükteki güçler küresel masada kendilerine bir yer bulamazsa giderek artan gergin ve kırılgan bir jeopolitik görünüm, küresel toparlanmayı da engelleyecektir.

Bir kez daha gelecek on yıla baktığımızda çevresel riskler, etki ve olasılık bakımından listeyi domine ediyor. Toplumsal bölünmeler, belirsizlik ve kaygı, gezegenin devam eden kötüleşmesini ele almak için gereken koordinasyonu sağlamayı daha da zorlaştıracak.

 

 

 

RİSK SAVUNUCULARI TEŞVİK EDİLMELİ

 

Rapor aynı zamanda COVID-19’a verilen yanıtları da yansıtıyor ve küresel dayanıklılığı desteklemek için tasarlanmış dersler çıkarıyor. Bu dersler, analitik sistemlerin formüle edilmesini, risk savunucularını teşvik etmeyi, açık ve tutarlı iletişim yoluyla güven inşa etmeyi ve yeni ortaklık biçimleri yaratmayı içeriyor. Raporda belirtilen temel riskler ülkelere, işletmelere ve uluslararası topluma, önemli riskler karşısında tepki vermek yerine harekete geçme konusunda yardımcı olacak tavsiyelerle tamamlanmaktadır. Rapor jeomanyetik bozulma, kazara savaşlar ve zeka-makine ara yüzlerinin sömürülmesi dahil olmak üzere – uzman öngörü egzersizlerinden alınmış dokuz yüksek etkili, düşük olasılıklı olay- “sınır risklerine” genel bir bakışla sona eriyor.

 

GEZEGENİMİZİ KORUYACAK ADIMLAR ATMALIYIZ

 

Dünya Ekonomik Forumu Genel Müdürü Saadia Zahidi konu ile ilgili açıklamasında: “Bu raporun 2006 yılından beri vurguladığı küresel salgın riski 2020 yılında gerçeğe dönüştü. Hükümetler, iş dünyası ve diğer paydaşlar için bu tür uzun vadeli riskleri ele almanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Ancak hepimizin bu durumdan çıkarması gereken ders uzun vadeli riskleri görmezden gelmenin, bu risklerin gerçekleşme olasılığını azaltmadığıdır. Hükümetler, iş dünyası ve toplumlar pandemiyi geride bırakmaya başladıkça, bir yandan acilen kolektif dayanıklılığımızı ve şoklara yanıt verme kapasitemizi geliştiren yeni ekonomik ve sosyal sistemleri oluşturmaları, bir yandan da eşitsizliği azaltacak, sağlığı iyileştirecek ve gezegenimizi koruyacak adımları atmaları gerekiyor. Önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek Davos Agenda etkinliği, bu yeni bağlamda ihtiyaç duyulan ilkeleri, politikaları ve ortaklıkları şekillendirmek için küresel liderleri harekete geçirecek” ifadelerini kullandı.

 

EN BÜYÜK RİSK İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ 

 

Zurich Sigorta Grubu Riskten Sorumlu Başkan Peter Giger ise, “Dijital dönüşümün hızlanması, örneğin 2025 yılına kadar neredeyse 100 milyon yeni işin yaratılması gibi büyük faydalar vaat ediyor. Bununla birlikte dijitalleşme yaklaşık 85 milyon işin yerini alabilir ve yetişkinlerin %60’ı hala temel dijital becerilere sahip olmadığından, bu durum mevcut eşitsizliklerin derinleşmesine neden olabilir. En büyük uzun vadeli risk, iklim değişikliğinin iyileştirilmesi ve uyum çabaları konusunda başarısızlık olmaya devam ediyor. İklim risklerine karşı bir aşı mevcut değil, bu nedenle salgın sonrası iyileşme planlarında mutlaka daha iyiyi inşa etmek için sürdürülebilirlik gündemlerle uyumlu büyümeye odaklanmalıdır” açıklamalarında bulundu.

 




Editör: Yaşar Anter

Bu haber 195 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER AKTÜEL Haberleri

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI