Bugun...



Üniversite öğrencisi öz kızına cinsel istismarda bulunan baba tutuklandı, yaşadıklarını göz yaşları içerisinde anlattı

Muğla’da, üniversite öğrencisi öz kızına yıllarca cinsel istismarda bulunduğu ileri sürülen baba, kızının şikayeti üzerine ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan tutuklanarak, cezaevine gönderildi. Ailenin aylarca olayı örtbas ettiğini ve ölümle tehdit edildiğini belirten genç kız yaşadıklarını göz yaşları içerisinde anlattı. M:G. “Aile düzenimiz bozulmasın diye aylarca bu acıyı bana yaşattılar, istismara uğrayanlar artık korkmasınlar çıksın konuşsunlar, bu pislikleri ifşa etsinler” dedi.

facebook-paylas
Güncelleme: 11-02-2021 12:09:34 Tarih: 11-02-2021 12:02

Üniversite öğrencisi öz kızına cinsel istismarda bulunan baba tutuklandı, yaşadıklarını göz yaşları içerisinde anlattı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan üniversite öğrencisi  23 yaşındaki M.G. babası T.G. (54) tarafından lise yıllarında cinsel tacize, son iki yıldır da silahla tehdit edilerek cinsel saldırıya uğradığını ileri sürerek, Muğla İl Emniyet Müdürlüğü’ne  şikayette bulundu.

 

BABA TUTUKLANDI, MAHKEME GEÇİCİ KORUMA KARARI ALDI

 

Baba T.G. öz kızının şikayeti üzerine 18 Ocak’ta gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 20 Ocak’ta adliyeye sevk edilen baba ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme ayrıca M.G. hakkında gizlilik, geçici koruma ve güvenli bir konutta barınma kararı alındı. Diğer aile bireyleri için de uzaklaştırma kararı talep edildi.

 

ANNEME VE ABLAMA ANLATTIM DESTEK GÖRMEDİM

 

M.G, üniversite öğrencisi olduğunu ve öz babası tarafından lise yıllarından bu yana cinsel tacize maruz kaldığını söyledi. Avukatı Alev Öztürk’ ün yanında yaşadıklarını anlatan M.G. son 2 yıldır da babasının hem cinsel saldırı hem de silahla tehdidine maruz kaldığını belirterek  “Ölümle tehdit edildiğim için maalesef hiç kimseye anlatamadım. Bundan 2 ay önce anneme ve ablalarıma yaşadıklarımı anlattığımda, hepsi birlik olup bu olayın üstünü kapattılar. Normal yaşantılarına devam edip, ‘düzenimiz bozulmasın’ dediler. Her şeyi açıkça anlatmama rağmen her hangi bir destek göremedim. Hatta şikayet etmemem konusunda direttiler.” dedi.

 

“KENDİ ODAMDA BİR BUÇUK AY KİLİTLİ KALIP, HAPİS HAYATI YAŞADIM”

 

M.G., ailesinin kendisine inandığını, hatta ablasının, ‘Ben zaten bunu bekliyordum. Başımıza böyle bir şey gelmesinden korkuyordum’ dediğini ama buna rağmen kendisine destek olmadığını ileri sürdü.

Olayı ailesine anlatmasının ardından kendisini güvende hissetmediği ve evde herkes bildiğinden daha fazla zarar görmemek için kendisini odasına kilitlediğini belirten M.G., “Kendi evimde, kendi odamda bir buçuk ay kilitli kalıp, hapis hayatı yaşadım. Büyük ablam da ‘Bana da bazı cinsel tacizleri oldu’ diye bana söylemişti. Bunu annem de biliyordu. Geçmişte olmuş ama ben söyleyince yeni açıkladı. Bunun üzerini de yıllar önce kapatmışlar. Annemin de bu olayın üzerini örtme çabasını şu yüzden ön görüyorum babam kendisinin imzasını taklit edip bir sürü evrak işlerinde bulundu. Hatta onu işsiz gibi gösterip, onun üzerinden işsizlik maaşı almak gibi evrakta sahtecilik işleri yaptı. İkisi de bir birlerinin arkasını kolladıkları için annem büyük ihtimalle bu yüzden sessiz kaldı. Annem, büyük ablamla benim başıma gelenleri bildiği halde sustu.” diye konuştu.

 

“KÜÇÜK KARDEŞİMİN GELECEĞİNDEN ÇOK ENDİŞELİYİM”

 

M.G. evde olan diğer ablasının da başına benzer şeyler geldiğinden şüphelendiğini de ifade ederek, şunları söyledi:

“Büyük ablam ‘Bu kadarını beklemiyordum’ diye bir ifadede bulunmuş. Annem ‘Zaten hissetmiştim’ diye tepki veriyor. Hepsi bekliyormuş. 8 yaşındaki küçük kardeşimin geleceğinden çok endişeliyim. Onun da aynı şeylere maruz kalmasından korkuyorum. Zaten benim şikayette bulunmamdaki en büyük cesaret kaynağım onun da bunu yaşamamasıydı. Artık dayanamayıp, 18 Ocak’ta polise şikayette bulundum.” Şeklinde konuştu.

 

 

 

İSTİSMARA UĞRAYANLAR ARTIK KORKMASINLAR, ÇIKIP KONUŞSUNLAR

 

Can güvenliğinin tehlikede olduğunu savunan M.G. akrabaları tarafından kendisinin ve çevresindeki insanların sürekli tehdit edildiğini iddia etti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan yardım beklediğini dile getiren M.G., “Bu olaylardan sonra evleneceğim, sevdiğim insanı da kaybettim ve yapayalnız kaldım. Akrabalarım can güvenliğimi tehdit ediyor. Koruma kararlarım çıktı. Devletin kanunları var. Mecbur kalmadıkça zaten çıkmamak istiyorum. Tüm bu yaşananların benim suçum olmadığını, benimle aynı kaderi paylaşan mağdurların da suçu olmadığını biliyorum. Artık bu tarz şeyleri, tehdit edilseler bile şikayet etsinler. Devlete sığınıp o yapan şahısları ifşa etsinler istiyorum. Yasalar var.” ifadelerini kullandı.   

 

“KİMSE SESSİZ KALMAMALI”

 

M.G. kimsenin sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Benim gibi silahla, ölümle tehdit edilseniz dahi polise şikayet ettiğiniz an zaten gerçekler açığa çıkıyor ve yalnız kalmıyorsunuz. Yapan kişi cezasız kalmıyor. Cezası kesinlikle hafifletilmemeli. Bana yaşattığı hem psikolojik hem de cinsel bütünlüğü bozduğu zararlarından ötürü olabilecek en ağır cezayı almasını istiyorum. Kimse sessiz kalmamalı. Bana hep ‘Kimse sana inanmaz. Seni öldürürüm’ diyerek, yıllarca istismarda bulundu.”

 

“‘NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI VE SİLAHLA ÖLÜMLE TEHDİT’ SUÇUNDAN DAVA AÇILMASINI BEKLİYORUZ”

 

M.G.’nin avukatı Alev Öztürk de müvekkilinin şikayetinden sonra savcılığın başlattığı soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

Şikayetin hemen ardından şüphelinin ve diğer bilgi sahibi insanların ifadeleri alındıktan sonra savcılığın şüpheliyi ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk ettiğini anlatan Öztürk, “Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğince de şüpheli 20 Ocak’ta tutuklandı. Şuan hala tutuklu durumda. Soruşturmanın çok uzun sürmeyeceğini düşünüyoruz. Zaten toplanacak deliller toplanmış, alınacak ifadeler alınmış durumda. Kısa sürede ‘nitelikli cinsel saldırı ve silahla ölümle tehdit’ suçundan dava açılmasını bekliyoruz.” dedi.

Öztürk, cinsel saldırı suçlarının asgari radde 12 yıl olduğunu, bunun alt soy, üst soy, üçüncü derece kan hısımlarına işlenmesi halinde bu suçun yarı oranında arttırıldığına işaret etti.

 

“KORUMA TEDBİRLERİ ALINDI”

 

En yüksek radden ve ayrıca silahla, ölümle tehdit suçundan cezalandırılmasını ve iddianamenin de bu şekilde düzenlenmesini beklediklerini ifade eden Öztürk, sözleri şöyle sürdürdü:

“Tabi bu tip dosyalarda olayın bir de başka bir boyutu var. Şikayeti yapıyorsunuz ama şikayeti yapan kadının korunması ve güvence altına alınması gerekiyor. Çünkü aile içi bir cinsel istismar söz konusu olduğu için şüphelinin ailesi, kardeşleri, yakınları ve kendi ailesinin kadın tarafında değil de daha çok erkek tarafında yer aldığını görüyoruz. Toplumdaki genel refleksin kadına inanmak yerine erkeğe inanmak olduğunu ve aile içinde yaşanan şeylerin, o feodal aile yapısından dolayı aile içinde kalması gerektiği düşünüp, kadın bunu yaşamışsa bile susmasının tercih edildiği ve baskılandığı bir süreç.  Bu yüzden müvekkilimin de can güvenliğinin korunması ve güvenli bir ortamda bulunması gerekiyordu. 6284 sayılı yasa kapsamında bilgilerinin gizli tutulması talebiyle kendisi hakkında gizlilik kararı aldık. Ayrıca güvenli bir yerde barınmasını sağladık. Kendisine şüphelinin ailesi ve aile bireyleri tarafından gelebilecek tehditler kapsamında koruma ve uzaklaştırma tedbirlerini aldık. Şüphelinin de silahına el koyuldu. Soruşturmayı, koruma tedbirleriyle birlikte yürütüyoruz.”

 

 

“GENEL REFLEKS ERKEĞE İNANMAK”

 

Öztürk, kadına şiddetle mücadele eden ve bu tip davalarla ilgilenen bir avukat olduğunu söyledi.

Kadınların yaşadığı şiddeti ya da cinsel istismarı anlatmakta, söylemekte ve şikayet etmekte çok zorluk çektiklerini belirten Öztürk, “Toplum tarafından dışlanacağını, ayıplanacağını ve onlara kimsenin inanmayacağını düşünüyorlar. Çünkü genel refleks erkeğe inanmak olduğu için. Müvekkilimin de aslında uzun yıllar devam eden cinsel istismar ve tacizinde ses çıkarmamasının temelinde bu yatıyor. Çünkü uzunca bir süre cesaretini toplayamamış.” dedi.

 

 

“MÜVEKKİLİMİN CESARETİ ÖRNEK OLMALI”

 

Öztürk, şüphelinin müvekkilini ölümle tehdit ediyor olmasının da onun cesaretini büyük ölçüde kırmış olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Son raddede artık kendisini tamamen yalnız hissetti ve aile bireylerinden de destek gelmediğini görünce şikayet etme cesaretini toplamış. Bu bize neyi gösteriyor? Kadınlar türlü türlü mağdur oluyor ve ediliyor. Hem cinsel saldırı ve şiddete maruz bırakılıyor hem de bu konuda sesini çıkartamayıp, buna yıllarca göz yummak zorunda kalıyor. Müvekkilimin şuan yaptığı bu şikayet ve gösterdiği cesaretin, diğer mağdur kadınlara da örnek olmasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu ülkede gerçekten sesini çıkartamayan, söyleyemeyen, şikayet edemeyen ama aynı durumda olan yüzlerce, binlerce kadın var. Bu noktada türlü erkek şiddetine maruz kalan ancak sesine çıkartamayan kadınların cesaretlenmesinin yolu, devletin, kadınları koruyan yasaları tavizsiz olarak uygulaması, kadına yönelik şiddet konusunda toplumsal cinsiyet eşitliği temelli, kalıcı politikalar üretmesi, şiddetle mücadele merkezleri, daha fazla kadının sığınma evi açması, kadının yanında olduğunu hissettirmesinden geçecektir.” 




Editör: Yaşar Anter

Bu haber 1111 defa okunmuştur.


İLİŞKİLİ HABERLER

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI