Bugun...



Ölünün arkasından yakışıksız konuşan tazminat ödeyecek

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölen kişinin arkasından ‘mikrop’ ifadesini kullanan sanığın manevî tazminat cezasına çarptırılması gerektiğine hükmetti. Yüksek mahkeme, bu kararıyla, ölen kişinin arkasından hakaretvârî konuşanların tazminat ödemesinin önünü açmış oldu.

facebook-paylas
Güncelleme: 23-02-2021 10:48:48 Tarih: 23-02-2021 10:42

Ölünün arkasından yakışıksız konuşan tazminat ödeyecek

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir ilke imza atarak, ölen kişinin arkasından olur olmaz konuşanların ölen kişinin mirasçılarına manevî tazminat ödemesine hükmetti. A.A., devlet memuru olarak çalışan N.A.'ya hakaret ettiği gerekçesiyle 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce suçlu bulundu.

AİLE CENAZE ACISI YAŞARKEN…

Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Bir süre sonra N.A., geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Aile cenaze acısı yaşarken, A.A., iddiaya göre sosyal paylaşım sitesinden, N.A.'yı kastederek, “Cenabı Allah’ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbette çıkar. Sıra öbür mikroplarda” ifadesini kullandı.

2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuran acılı eş S.A. ile çocukları E.A. ve M.A., A.A.'nın ağır ifadeler kullanarak manevî değerlerine saldırdığını, onarılmaz ve tarif edilmez derecede incindiklerini, psikolojilerinin davalının söylemlerini öğrenmekle bir kez daha alt üst olduğunu, acılarının daha da sarsıcı bir hâl aldığını ileri sürdü. Davacı aile, toplam 7 bin liralık manevî tazminat talep etti.

‘KINAMA’ KARARI VERİLMİŞTİ

Mahkemede savunma yapan davalı A.A., davaya konu edilen yazıların tarafından yazıldığını ortaya koyabilecek somut verilerin sunulmadığını, merhuma karşı bir husumeti bulunmadığı gibi merhumun sağlığında kendisine husumetinin devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulüne hükmetti. Kararı davalı temyiz edince devreye giren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ‘mikrop' ifadesine verilen manevî tazminat cezasını ağır bularak, mahkemenin yakışıksız sözler sebebiyle ‘kınama' ile yetinmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

ÖLEN DEĞİL AİLESİ SALDIRIYA UĞRAMIŞ SAYILIR

Ölenin arkasından sarf edilen sözlerin yol açtığı manevî zararın ayıplanma ile giderilemeyeceğine dikkat çeken 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, yeniden yapılan yargılamada ilk kararında direndi. Kararı davalı temyiz edince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Kurul üyeleri, şeref ve haysiyete yönelik saldırıların kişinin ölümü sonrasında gerçekleşirse ölenin kişilik hakkının ihlal edildiğinin söylenemeyeceğini, ancak ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırıların onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğine dikkat çekti. Emsal kararda şöyle denildi:

– Mûrisin (miras bırakanın) trafik kazası sonucu ölümünden iki gün sonra davalının ‘Cenab-ı Allah'ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbet çıkar, daha temizlendi, sıra öbür mikroplarda' şeklinde paylaşımda bulunduğu hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacılar mûrisinin ölümü sonrasında davalı tarafça internet ortamında paylaşılan bu sözlerin özellikle kullanılan ‘mikrop' kelimesi dikkate alındığında küçük düşürücü ve incitici olduğu kuşkusuz olduğu gibi olayın oluş şekli, söylenen sözlerin içeriği ve tarafların durumu birlikte değerlendirildiğinde bu sözlerin nezâkete aykırı sözler olarak kabulü mümkün görülmediğinden kınama ile yetinilmesi uygun düşmeyecektir.

MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ İSABETLİDİR

– O hâlde ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırılar onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğinden, bu tür saldırılar karşısında ölenin yakınları, kendi kişilik haklarının ihlâline dayanarak Türk Medenî Kanununun 25. maddesinde belirtilen davaları açabileceğinden, mahkemece davacılar lehine manevî tazminata hükmedilmesi isabetlidir. Hâl böyle olunca mahallî mahkemece yukarıda açılanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usûl ve yasaya uygun olup, yerindedir.

– Ne var ki, özel dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın özel daireye gönderilmesi gerekir. Davalı vekilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığına yönelik temyiz talebinin hukukî yarar yokluğundan reddine, diğer temyiz itirazlarının reddi ile direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.

 

 

 

 

Bodrum'da Cenazede, "Durun, ben hakkımı ona helal etmiyorum!" demişti

 

Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak Beldesi’nde iki komşu arasındaki husumet, cenaze namazına yansıdı. 30.11.2012 tarihinde Bodrum’da yaşanmıştı.

 

Kavgalı olduğu komşusu 73 yaşındaki Osman Dağlar’ın öldüğünü ve cenazesinin de Yemiş Camisi’nden kaldırılacağını öğrenen 48 yaşındaki Tahir Bice, farklı bir şekilde tepkisini dile getirdi. Dağar’ın tabutunun musalla taşına konmasından sonra imamın cenaze namazın nasıl kılınacağını anlatıp “Merhumu nasıl bilirdiniz? Hakkınızı helal ediyor musunuz?” diye sorması üzerine, cemaat arasında saf tutan Tahir Bice, umulmadık bir yanıt verdi.
Tahir Bice, elini havaya kaldırarak, “İtirazım var. Ben merhumu iyi bilmem. Haklarımı da helal etmiyorum. Çünkü benim, kanserli karımın ve üç çocuğumun rızkını elde ettiğim, 600’e yakın tavuk ve ördeğimi zehirleyerek öldürdü. Haklarımı helal etmiyorum. Helal olmasın” diye bağırdı. Ardından da saftan çıkarak kenara çekildi ve cenaze namazını kılmadı.
Dağar’ın bazı yakınları da Tahir Bice’nin üzerine yürüyerek yakasından tutup tartaklamak istedi. Belediye zabıtası ve orada bulunanların araya girmesi ile Tahir Bice cami önünden uzaklaştırıldı.




Editör: Yaşar Anter

Bu haber 651 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI