Bugun...



Bodrum’da kıyı işgali eyleminde sahilde yürüyecek yer bulamadılar

Muğla’nın Bodrum ilçesi şehir merkezinde restoran. Otel ve kafeteryalar tarafından işgal edilen Kumbahçe Halk Plajı’nda eylem yapıldı. Eylemcilerden slogan atılıp yürüyüş yapılmamasını isteyen polisler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Eylemciler halk plajında işgaller nedeniyle masa ve şezlonglar arasında yürüyüş yapacak yer bulamadı.

facebook-paylas
Güncelleme: 27-05-2024 22:01:48 Tarih: 26-05-2024 17:03

Bodrum’da kıyı işgali eyleminde sahilde yürüyecek yer bulamadılar

Halk plajında restoran ve otellerin en yoğun olarak denizin içine kadar işgal edildiği Kumbahçe sahilinde eylemciler sahilde işgal edilen şezlong, masa, sandalye ve restoranların için eylem yaptı işgallerin acilen kaldırılmasını istedi.Özgür Kıyılar Bodrum Platformu’nun düzenlediği  eyleme Muçep Bodrum Meclisi, Gümüşlük Forumu, Misgibi1Bodrum, Kent Konseyi Çevre ve Ekoloji Meclisi, Kent Konseyi Dirmil Çalışma grubu, Eğitim Sen, Emek Partisi, Tip, Yeşil Sol Parti, 2017 Yurtaş İnsiyatifi ve Dem parti destek verdi. Eylemciler ellerinde denize erişim herkesin hakkıdır,  bizlerin ellerindedir gelecek güneşli günler denizler nehirler sermaye değildir, Gümüşlük'e dokunma, kıyılar kimsenin malı değildir, Bodrum’u nefessiz bırakmayın, elini çek kıyı herkesin hakkıdır ve kıyılar kimsenin malı değildir  yazılı dövizler dövizleri taşıdı.

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci'nin Kumbahçe sahilinde bir süre önce kıyıların en az 3 metre boş kalacağına yönelik uyarılarına uyulmadığı bazı işletmelerin denizin içine kadar işgali genişlettiği ggörüldü.

 

 

POLİSLE EYLEMCİLER ARASINDA KISA SÜREN GERGİNLİK YAŞANDI

Bodrum’un şehir merkezindeki Kumbahçe Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak eylemi yapıldı.

Öğle saatlerinde restoran ve otellerin işgali altında olan plajda toplanan yaklaşık 500 kişi Sahiller Halkındır Halkın Kalacak, Denizler Nehirler Sermaye Değildir, Sahil İşgallerine Son Verilsin sloganları attı. Basın açıklamasından önce sahilde yürüyüş yapmak isteyen yaklaşık 300 kişilik gruba polis ”İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bildirim” yapılmadığı ve can güvenliği gerekçesiyle slogan atıp yürüyüş yapılamayacağını belirtince eylemci grup ile polis arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

 

 

Özgür Kıyılar Bodrum Platforum adına 6 sözcünün okuduğu basın açıklamasında “3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sahilleri yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekiliyor.Vakıflar, şirketler, oteller işgal ettikleri kıyılarımızı  rant alanına çeviriyorlar.Anayasanın 3621 sayılı kanun 5. maddesi “Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Bizler; Belediyelerden ve Turizm bakanlığından Halk plajları açmasını değil, Anayasal hakkımız olan tüm kıyılara eşit ve özgürce ulaşma hakkınızın önündeki engelleri kaldırmalarını istiyoruz. Artık yeter Anayasa ne diyorsa onu uygulayın. Anayasanın tarif ettiği kıyı kanunu uygulanıp, işgaller son buluncaya kadar kıyılarda olmaya, tüm canlıların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.” Denildi

 

 

EYLEMCİLER YÜRÜYÜŞ İÇİN SAHİL İŞGALLERİNDEN YER BULAMADI

Basın açıklamasının ardından slogan atarak sahilde yürümek isteyen eylemciler denizin içine kadara masa, sandalye, şezlong ve şemsiye işgalleri nedeniyle yürüyüşü güçlükle gerçekleştirdi. Yerli ve yabancı turistler eylemcilere alkışlarla destek verdi. Bodrum’da yaşayan tiyatro yöneticisi Rezzan Şebin “Gördüğünüz gibi bırakın halkın denize girecek yer kalmasını sahilde adım atacak yer kalmamış. Rant uğruna halkın sahilini böyle yağmalıyorlar. Halkın Bodrum içinde ve işgal edilen koylarda denize girecek yeri kalmadı. Kanuna göre bu kıyılar sahiller halkın , peki şu anda bu böyle mi” diye konuştu.

 

Yaklaşık bir saat süren yürüyüş sırasında sahildeki bazı işletmelerin masa ve sandalyelerini topladıkları görüldü. Bodrumlular eylemi bir forum düzenleyerek ve işgalleri alkışlarla protesto ederek sona erdirdi. Eylemlerin önümüzdeki hafta Bodrum8un başka bir sahilinde devam edeceği belirtildi.

Basın açıklamasının tam metni: 

*Bu talanı durdurun kıyılar halkındır!!! 
3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sahilleri yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekiliyor.
Vakıflar, şirketler, oteller işgal ettikleri kıyılarımızı  rant alanına çeviriyorlar.
Anayasanın 3621 sayılı kanun 5. maddesi “Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı  Sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle  "kamu yararı gözetilir ” deniyor. 
Yine 6.madde 
“ Herkesin eşit ve özgürce yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz. Kıyıların doğal yapısını değiştirecek boyutta kazı yapılamaz, dolgu yapılamaz, kum, çakıl alınamaz, dökülemez.”

 

 

*Anayasa, tüm yurttaşlara kıyılarda eşit kullanım hakkı versede yurttaşların kıyıları ücretsiz kullanımı engelleniyor. Yazın gelişiyle kıyı işgalleri artarak devam ediyor . 
Kumsalda iskele yapımı yasaklanmasına rağmen her gün farklı kıyıda, kumsalda iskele çakılmaya devam ediliyor. 
Size özel koy reklamıyla talan projeleri satışa sunuluyor. 

*Gündoğan Çetili burnunda BESA inşaat tarafından yapılan Bo’viera projesinde denizin 32 dönüm doldurulduğu mahkeme tarafından tespit edilip, dolgunun kaldırılması kararı Belediyeler ve valilik tarafından uygulanmadığı için deniz dolgusu devam ediyor. Halkın şikayetine akla ziyan cevaplar veriliyor.
Torba’dan Gölköy’e kişiye özel koylar ile ormanlarımız talan ediliyor. 
Cennet koyda binbir hukuksuzlukla  Gökburunda Cengiz holdingin doğa katliamı hızla ve artarak sürüyor.
Cennet koylarımız cehenneme çevriliyor.

*Turgutreis Ali hoca burnunda Mavi Arya şantiyesi önünde kıyıda iskele yapımı yasadışı olarak devam ediyor. 
Aspat’da Anthaven projesinde yüzlerce yıllık azmak ortadan kaldırılarak yapılan tüm çalışmalar ile Anayasa ayaklar altına alınıyor.

*Tüm bu işgaller ortadayken yandaş sermaye gruplarına, halkın eşit ve özgürce kullanımına açık olması gereken milyonlarca canlının yaşam alanları olan, ormanlık kıyı alanları otel yapımı için tahsis ediliyor. 
Kızılağaç da 35 milyon m2’nin üstünde orman ve zeytinlik vasfında kamu arazisi sözde otel yapımı için tahsise çıkıyor. Bu tahsisleri durdurun diyoruz. Beton turizmi ülke turizmine katkı değil ancak felaket getirir.
Mavi turun can damarı koylar tek tek yok ediliyor. Deniz ekosisteminin yaşam kaynağı deniz çayırları bu projelerle hızla tüketiliyor. 

 

 

*Vakıflar, şirketler, oteller işgal ettikleri kıyılarımızı  rant alanına çeviriliyorlar.
Ecrimisil adı altında her yıl sürekli kiralamalar ile işgaller yasalaştırılarak bizzat devlet kurumları tarafından ücretli kullanıma açılıyor. 
Tüm bunlar yaşanırken Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanı kıyılar halkındır, halk plajları açacağız, işgalci MUÇEV şirketinin kıyıları işleteceğini söylüyor. 
Plajlarımızın büyük bir kısmı işgal altındayken Turizm bakanlığı tarafından kıyılarımızın doğal yapısı bozularak sözde halk plajları yapılıyor. 
Bu plajlar yazları halkın kullanım olanaklarının çok ötesindeyken kışları ise tamamen kapatılmaktadır. 

*Bizler; Belediyelerden ve Turizm bakanlığından Halk plajları açmasını değil, Anayasal hakkımız olan tüm kıyılara eşit ve özgürce ulaşma hakkınızın önündeki engelleri kaldırmalarını istiyoruz. 

Artık yeter Anayasa ne diyorsa onu uygulayın. Anayasanın tarif ettiği kıyı kanunu uygulanıp, işgaller son buluncaya kadar kıyılarda olmaya, tüm canlıların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

“Kıyılar Halkındır, Halkın Kalacak! 
“Denizler, Göller, Nehirler Sermaye Değiller!" 
Ne için buradayız;
ÖZGÜR KIYILAR İÇİN
Ne için buradayız
FOKLAR İÇİN
Ne için buradayız
DENİZ ÇAYIRLARI İÇİN
Ne için buradayız
TÜM CANLILAR İÇİN

 

 

 
 
 
 
 



Editör: Yaşar Anter




FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
YUKARI YUKARI